Film listenizi oluşturun ve kolayca paylaşın
interakt!f'e giriş
Stian Kristiansen
Norveç
2008
Bir disko kraliçesi bana sağ gösterip sol vurmayı öğretiyordu. Ama önce dışarı çıkıp kusmam lazımdı.

98, 35mm, Renkli, Norveççe, İngilizce altyazılı, elektronik Türkçe altyazılı
Berlin duvarı çökmekteyken yaşanan pırıl pırıl ve bir o kadar da dramatik bir yetişkin olma hikayesi bu. Kasım 1989 ve Stavanger’deyiz: 17 yaşındaki Jarle Klepp isteyebileceği her şeye sahip: Süper bir kız arkadaş ve dünyanın en sağlam kankası. Birlikte Stavanger’in en sert punk grubunu kuracaklar: ‘Mattias Rust Band’. Fakat bir anda ortaya Yngve çıkıyor ve Jarle’nin eli ayağı karışıyor: Punk gruplarıyla şehrin tek rock barını nasıl sallayacaklarsa, kendi dünyasının da aynı şekilde sallanıp darmadağın olacağından henüz haberi yok. Bu yeni çocuk kimseye benzemiyor ve Jarle iyice afallıyor. Bildiği tek şey, Yngve ile buluşmanın, beraber eski arkadaşlarıyla gereksiz diye etiketledikleri türden şeyler yapmalarına rağmen -Duran Duran dinlemek veya tenis oynamak gibi– bir tür bağımlılık haline geldiği. Yavaş ama tutarlı bir şekilde, Jarle etrafındaki herkesi kendinden uzaklaştırıyor ve gerçekten yalnız kalmanın ne olduğunu anlıyor. Tore Renberg’in ‘I Love Them All’ adlı çok satan kitabından uyarlama Yngve’yi Seven Adam, Stone Roses, The Cure, REM, Japan, The Jesus and Mary Chain ve Joy Division gibi dönemin ünlü gruplarının müzikleri eşliğinde, büyümeyi konu alan son derece eğlenceli bir komedi. Ama diğer yandan, seyirciye hiç hissettirmeden imkansız bir aşkın acılı ve melankolik kapanına yakalanıp küçük parçalara ayrılıyor.
1972 Norveç doğumlu Stian Kristiansen Stavanger’de yönetmenlik okudu ve Norveç Film Okulu’ndan 2006’da mezun oldu. Birkaç sene boyunca, Rogaland Tiyatrosu’nun oyunlarının yanı sıra Benny (1998) ve Mongoland (2001) gibi filmlerde oynadı. Yönettiği kısa filmler Adam and Eve, Blindsight, Kiss Me, god “damn it!”, Bad Investment ve Hidden. Yngve’yi Seven Adam yönettiği ilk uzun metraj film.
super fine quality :)
jarle'nin dünyasına saniyede girdim, onun çaresizliği ve değişme çabaları çok etkileyiciydi. bunların yanısıra beklenmekdik yerlerde konuşlanmış bazı nüanslar da bi trajedi olmaktan kurtarmış filmi. dünyanın "dur" dediği yerlerde durulmaması da sanat yönünü kuvvetlendirmiş.
çok çok çok güzeldi...
İzlemekten inanılmaz zevk aldıgım, eğlenceli ve duygusal sahnelerin dozunu çok iyi ayarlamış, anlatmanın ne demek oldugunu bilen sahici bir filmdi..
Teşekkürler. Yorumunuz moderatör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
filmi çok beğendim, gerek anlatımının doğallığı gerek oyuncuların performansları çok başarılıydı. kuzey ülkelerine has koyu ve soğuk renkler filme o kadar yakışmıştı ki; bir yanıyla ürkütücü bir yanıyla da cezbedici olan bu atmosfere dahil olmaktan çok keyif aldım.
gokce c., 22 Şubat 2009 Pazar 11:29